Präteritum 1

 0    32 flashcards    Thomas49
download mp3 print play test yourself
 
Question
Answer

Sie konnte ihren Verfolgern entkommen.
start learning
kendini takip edenleri atlatıp kaçabildi

Der Einbrecher entkam über die Mauer.
start learning
Hırsız duvarın üzerinden atlayıp kaçtı.

er zitterte wegen hohem Fieber.
start learning
yüksek ateşten dolayı tir tir titriyordu.

Er kannte seinen Vater gar nicht.
start learning
Babasını hiç tanımıyordu.

Er beendete seine Worte und ging schnell weg.
start learning
sözlerine son verdi ve oradan hızlıca uzaklaştı.

Er hat dort eine Menge zu erledigen.
start learning
Orada yapacak/halledecek çok şeyi (işi) var

Er hat heute viele Dinge erledigt.
start learning
Bugün çok şey halletti.

Ich habe morgen viele Dinge zu erledigen.
start learning
Yarın halletmem gereken çok şey var.

Der Patient klagte über Schmerzen im Arm.
start learning
Hasta koldaki ağrıdan yakınıyordu.

Alle klagen über die Kälte im Winter und die Hitze im Sommer.
start learning
Herkes kışın soğuktan ve yazın sıcaktan şikayet ediyor.

Ich kann nicht klagen
start learning
Şikayet edemem

Maria klagte ein ganzes Jahr über den Verlust ihres Mannes.
start learning
Maria, kocasının kaybıyla ilgili bütün yıl şikayet edip durdu

Er hat sie vor dem Ertrinken gerettet / er rettete sie vor dem Ertrinken
start learning
Onu/Onları boğulmaktan kurtardı

Die Passagiere wurden aus einem großer Feuer gerettet.
start learning
Yolcular büyük bir yangından kurtarıldı.

Hilf dem Nachbarn löschen, ehe das Feuer auch dein Dach ergreift.
start learning
Ateş çatınızı zapt etmeden (ele geçirmeden) önce komşunuzun ateşi söndürmesine yardımcı olun

Die Polizei ergriff den Dieb am selben Tag.
start learning
Polis aynı gün hırsızı ele geçirdi.

Die Polizei ergriff den Dieb am selben Tag.
start learning
Polis aynı gün hırsızı ele geçirdi.

Wie konnte das geschehen?
start learning
Bu nasıl olabilir?

Was ist bisher passiert?
start learning
şu ana kadar ne meydana geldi? / ne oldu?

Was ist bisher in der Geschichte geschah?
start learning
Tarihte şimdiye kadar ne oldu? / meydana geldi? / cereyan etti?

Als ich Kind war, Der Nachbarshund biss mich. / hat mich gebissen
start learning
Ben çocukken, komşunun köpeği beni ısırmıştı

Die Zwiebeln bissen in meinen Augen.
start learning
Soğan gözlerimi yaktı

Sie redeten untereinander und hörten nicht dem Lehrer zu.
start learning
kendi aralarında konuşuyorlardı ve öğretmeni dinlemiyorlardı

Ich tröstete ihn über seinen Verlust.
start learning
Onu, kaybından dolayı teselli ettim

er versuchte mich trösten aber das geht nicht
start learning
beni rahatlatmaya/teselli etmeye çalıştı ama işe yaramadı

Es tut mir aufrichtig Leid.
start learning
Gerçekten (samimiyetle, içtenlikle) üzgünüm.

Ich glaube nicht, dass er aufrichtig ist.
start learning
Onun samimi olduğuna hiç inanmıyorum.

Diese Nachbarschaft schien eine Freundschaft zur Folge zu haben.
start learning
Bu komşuluk bir arkadaşlık ile sonuçlanmış görünüyordu.

Das Rauchverbot in Kneipen wurde vorübergehend aufgehoben.
start learning
Barlarda sigara yasağı geçici olarak kaldırıldı.

Das Leben in dieser Welt ist vorübergehend, aber Freundschaft ist ewig.
start learning
Bu dünyadaki hayat gelip geçicidir, ama dostluk ebedidir /sonsuzdur.

Die Mutter flehte, um das Leben der Soldaten und ihres Sohnes zu retten.
start learning
Anne, askerlerin ve oğullarının hayatlarının kurtulması için yalvardı.

Der Mann hat gefleht um Vergebung seines Lebens
start learning
Adam hayatının affedilmek için yalvardı


You must sign in to write a comment