German Turkish Dictionary

Deutsch - Türkçe

außerhalb in Turkish:

1. dışında dışında


O, anne ve babası dışında herkesten eleştiri kabul eder.
İngilizcenin dışında, aynı zamanda matematik öğretir.
Go büyük ihtimalle benim ülkemdeki en popüler Japon oyunu olsa da o bile bazı üniversite öğrencileri dışında pek bilinmiyor.
İspanyolca dışında İngilizce de konuşabiliyor.
Yurt dışında bir geziye davet edildim, ama ben gitmek istemiyorum.
Bir köpeğin dışında, bir kitap insanın en iyi arkadaşıdır. Bir köpeğin içinde, okumak için çok karanlıktır.
Babasının yurt dışında öldüğü söyleniyor.
Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.
Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar.
Onun dışında, başka hiç kimse partiye gelmedi.
Yurt dışında eğitim görerek, öğrenciler diğer görgü ve gelenekler ile temas kurabilirler.
Yurt dışında eğitim görmekteyim.
Öldürmenin dışında bir şey yapacaktır.
Yenilikçiler televizyonun dışında düşünüyorlar.