French Turkish Dictionary

Français - Türkçe

donner in Turkish:

1. vermek vermek


Ona bir köpek aldı. Ancak, o köpeklere alerjisi vardı, bu yüzden birine vermek zorunda kaldı.
İş için kimi seçeceğine karar vermek sana kalmış.
Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.
Paranı ona ödünç vermek senin aptallığın.
Koko'ya yeni bir evcil hayvan vermek istediler.
Ben, o kızın kendisine yeni bir görünüm vermek için saçını kestiğini düşünüyorum.
Sipariş vermek ister misiniz?