English Turkish Dictionary

English - Türkçe

severe in Turkish:

1. şiddetli şiddetli


Rüzgar şiddetli esiyordu ve daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.
Düşmana karşı şiddetli bir taarruza geçtiler.
Onun gözlemi şiddetli fakat o çok az diyor.
Hava çok şiddetli soğuk.
Ben bütün gün bilgisayar ekranı önünde otururum, bu yüzden elektro-manyetik dalgalar tarafından oldukça şiddetli şekilde bombardıman edilirim.
Bildiğiniz gibi, şiddetli yağmurun sonucu olarak geç kaldık.