German Turkish Dictionary

Deutsch - Türkçe

vorziehen in Turkish:

1. tercih


Ben bir vejetaryenim, eğer uygunsa et yemeği tercih etmem.
Kırmızı şarabı beyaz şaraba tercih ederim.
Onun emrinde çalışmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederim.
Dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.
Japonya'da doğmuş olmayı tercih ederdim.
Bazı genç Japon halkı, bekar olmayı evli olmaya tercih ederler.
Britanyalı kadınların yüzde elli ikisi seks için çikolatayı tercih ediyor.
Oyun oynamak için hava boşluğuna yakın yerleri tercih etmeyin.
Yabancı ürünler yerine yerli ürünler almayı için tercih ederim.
Şimdi çalışmalıyım ama Tatoeba'da kalmayı tercih ediyorum.
Bazı insanlar kahveyi sever ve diğerleri çayı tercih eder.
Japonya'ya gitmek istemeyi tercih etmemin sebebi onların çalışkan ve dürüst kişilikleridir.
Kahve tercih ederim.
Hangisini tercih edersin, elma mı yoksa muz mu?
Bu ilginç bir tercih.